Düzce Web Zinciri
   
 

P R O J E L E R  


DÜZCE İL GELİŞME PLANI VE TEMEL STRATEJİSİ

İL GELİŞME PLANI NEDİR?

İl gelişme kavramı, bölge gelişme kavramı ile büyük benzerlik göstermektedir. Kısaca, ilin ekonomik ve toplumsal refah düzeyinin ve içinde bulunduğu gelişmişlik düzeyinin yükseltilmesi temel amaçtır.
" İl gelişme kavramı, ildeki üretim kapasitesi artışı, gelir artışı ve fiziki altyapının iyileştirilmesi, arazi kullanımı gibi sektörel ve mekansal göstergeler yanında ilde gelirin toplum kesimleri ve gelir grupları arasında daha dengeli ve daha adil dağılımı, işsizliğin azaltılması, eğitim ve sağlık hizmetlerinde iyileştirmeler, kent kültürü ve kentli bilinci oluşturma, kent sorunlarına duyarlılık, toplumsal katılım, doğal çevreye duyarlılık gibi sosyo-kültürel göstergelerle birlikte bir bütün olarak ilin toplumsal gelişme düzeyini ifade eder.

" İl gelişme planlaması kavramı ise, iller ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının giderilmesini, böylece bölge ve yörelerin kalkındırılmasını içermektedir. Düzce İl Gelişme Planlamasından amaç, kısa, orta ve uzun dönemde ilde gelişmeyi sağlayacak hedefleri belirlemek, bu hedeflerle uyumlu araçları ve yolları göstermek, sektörel öncelikleri ortaya koymak ve ilin gelişmesinin gerektirdiği her türlü kaynak ve alan tahsislerini yapmaktır.
 
  Genel Bilgiler  
  Tarih & Coğrafya  
  Nüfus  
  Kültür  
  Çevre  
  Eğitim  
  Sağlık & Spor  
  Ekonomi  
  Ulaşım  
  Basın-Yayın  
  Projeler  
  İlçeler  


  Önemli Bilgiler  
  Önemli Tel. Lis.  
  Acil Telefonlar  
  Nöbetci Ecz. Lis.  
Copyright
Basın ve Halkla ilişkiler
Müdürlüğü
Web Design and Hosting
 

İL GELİŞME PLANLAMASININ ÖNEMİ

İller, ülke coğrafyasının temel idari bölümlenmesini ve kamu yönetiminde temel bir alt sistemi oluşturmaktadır. İller, ülkelerin ulusal, ekonomik ve toplumsal kalkınmasında, bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesinde ve kalkınmanın ülke düzeyinde dengeli ve eşit bir biçimde sağlanmasında da temel bir birim olma özelliğine sahiptir. Planlı ulusal kalkınmanın mekan boyutunun en önemli yönetsel boyutunu iller oluşturmaktadır. İl Gelişme Planlamasının, bölgesel gelişme stratejilerinin ilk hareket noktası olduğu, öte yandan il içinde yer alan yerel yönetimlerin planlama çalışmalarının bütünleştirilmesi açısından da gerekli bir basamak olduğu söylenebilir.
Dünyadaki, geçmişi 1970'li yıllara dayanan, küresel ve bölgesel nitelikteki gelişmeleri şöyle özetlemek mümkündür:
" Bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, bilginin çok düşük maliyetlerle uzun mesafeler boyunca kolay ve hızlı biçimde iletilebilmesine olanak vermektedir. Bilgiye dayalı üretim, verimliliğin sürekli ve yüksek bir hızda artmasına yol açmaktadır. Bir taraftan, üretim hızla uluslararası nitelik kazanırken diğer taraftan üretim süreçleri bölünmekte ve büyük kısmı ulus üstü şirketlerin denetiminde olan üretimin çeşitli aşamaları farklı coğrafyalarda gerçekleşebilmektedir. Şirketler arasındaki rekabet, üretimin merkez dışında alanlara dağılmasına yol açmaktadır. Eski sanayi bölgeleri hızla gerilemekte, durgunluk içine girmektedir. Buna karşın küçük ölçekli işletmeler şeklinde örgütlenmiş, yerel girişimcilik özellikleri olan "yeni sanayi bölgeleri" ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bölgelerin ve kentlerin önemi artmıştır.
" Dış ticarette serbestleşme ile birlikte mal ve hizmet hareketleri hızlanırken, finans piyasalarının ileri düzeyde serbestleşmesi sermaye hareketlerine olağanüstü hız kazandırmıştır. Sermaye hareketlerinin kontrol ve yönetimi belirli dünya kentlerinden yapılmaktadır. Dolayısıyla, kentler arasında uluslararası sermayeyi çekme yarışı başlamış ve girişimcilik kapasitesi yüksek, alt yapısı gelişmiş, sınai ve ticari hizmetler ağına sahip olan kentler "Dünya kentleri" olarak ortaya çıkmaya başlamışlardır.
" Küreselleşmenin hız kazandığı günümüzde, ülkeler arasında olduğu kadar, ülkelerin kendi içinde, bölgeler arasında ve kentlerin kendi aralarında gelir ve refah farkı giderek açılmakta, eşitsizlikler büyümektedir. Bir tarafta, yeni gelişen bölgeler ve kentler Dünya ekonomisine entegre olmuş Dünya kentleri olarak ortaya çıkarken, diğer taraftan önemlerini kaybeden, yoksulluğa terkedilmiş, çöken ve gerileyen bölgeler ve kentlerin sayısı artmaktadır. Bu bakımdan da, bölgeler ve kentlerin önemi artmıştır.
Kısaca özetlenen bu gelişmeler, Türkiye'de de geleneksel bölge planlaması anlayışını değiştirmiş ve kentleri odak alan yeni bir bölge planlaması anlayışına geçilmiştir. Nitekim, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın (2001-2005) Bölgesel Gelişme ile ilgili komisyon raporlarında, "Yerel kurumların organizasyonunda, belirli sektörlerde uzmanlaşmış ve kendi aralarında bütünleşmeyi başarmış Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) bulunduğu küçük ve orta boy kentlerin dünya ekonomisinde önemi artmaktadır" denilmektedir.
Bu plan metninde, gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesi ve bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve eşitsizliklerin azaltılması açısından bölge planlarıyla uyumlu il düzeyinde İl Gelişme Plan çalışmalarının (ve bu çalışmalara hazırlık olmak üzere İl Envanteri ve İl İstatistik Raporlarının) başlatılacağı belirtilmektedir.
2001-2005 yılları arasındaki dönemi hedef alan bu planda, Yeni Sanayi Bölgelerinin oluşmasında önemli işlev gören Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) ve Küçük Sanayi Sitelerinin (KSS) yaygınlaştırılmasına, ayrıca buna ilave olarak Örnek Sanayi Siteleri (ÖSS) uygulamasına başlanacağı da ifade edildikten sonra, "yatırımlarda devlet yardımlarının belirlenmesinde bölgelerin sosyo-ekonomik yapı ve potansiyelleri dikkate alınacaktır" denilmektedir.
Öte yandan; Dünya ekonomisindeki dönüşüm ve Türkiye'nin koşulları, yerel kaynakların ve potansiyellerin önemini artırmış, kentleri "yerel aktörler" olarak ön plana çıkarmıştır. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporunda, yıllar itibariyle gelişmişlik özelliklerine bakılarak, Türkiye'de sanayi odağı olabilecek iller belirtilmektedir. İl Gelişme Planlaması, bu nedenle iller için ayrı bir önem arz etmektedir.

DÜZCE İL GELİŞME PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

Türkiye'de son elli yıldır süren hızlı nüfus artışı, sanayileşmenin belirli odaklarda gerçekleşmesi ve kırsal alandan kentlere doğru oluşan göç, kentlerde yoğunlaşma meydana getirmiş, yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma ile kentler plansız gelişme göstererek birer sorunlar yumağı haline gelmiştir.
"Yeşil Düzce" olarak tanınan İlimiz de çevreyle ve jeolojik yapıyla uyumlu, planlı bir kentleşmeyi gerçekleştiremeyerek "Beton Düzce"ye dönüşmüş; bu sağlıksız gelişmenin bedelini 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde ağır faturalarla ödemiştir.
Bolu iline bağlı bir ilçe olan Düzce, 9 Aralık 1999 tarihinde yürürlüğe giren "Bir il ve iki ilçe kurulması" ile ilgili Kanun Hükmünde Kararname ile il olmuş ve ilçe, bucak, kasaba ve köyler Düzce iline bağlanmıştır.
12 Kasım Depreminden gördüğü zarar Düzce'nin gördüğü zarardan daha az olmasına rağmen Bolu, sağlıklı kentsel gelişme için alınabilecek yasal, kurumsal ve yönetsel önlemler üzerinde ciddiyetle çalışmaya başlamıştır. Bu büyük afet ve Düzce'nin il olarak idari ve ekonomik yapıdan ayrılması ile oluşan sorunlara çözümler üretebilmek üzere kamu kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla Kent Kurultayı oluşturulmuştur. Kent Kurultayı Bilim Kurulu, hazırladığı 17 Ocak 2000 tarihli "12 Kasım Depremi Sonrasında Bolu İlinin Değişen Sosyo-Ekonomik Durumu ve İlin Statüsü Sorunu" ve 15 Mayıs 2000 tarihli "Bolu İlinde Deprem Nedeniyle Bozulan Ekonomik, Ticari ve Sosyal Hayatın Yeniden Tesis Edilebilmesi İçin Kamu Desteği ve 'Özel Statü' Talebi" başlıklı raporları T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'na sunmuştur. Müsteşarlık, "depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi hazırlık çalışmalarını" başlatmış ve Abant İzzet Baysal Üniversite'sinin "bölge ve il düzeyinde yapılacak olan planlama çalışmalarına destek vermesini" istemiştir. Konu ile ilgili ilk toplantı 3 Ekim 2000 tarihinde Başbakanlık'ta yapılmıştır. Böylece, deprem bölgesinde yer alan illerden Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planlamasının yapılması gündeme girmiştir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının Bölge Planlaması amaç, ilke ve politikaları çerçevesinde, 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Programında yer alan "Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'nın teknik desteğinde mahalli idareler, Üniversite işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır" hükmü gereğince Düzce ili gelişme planı hazırlık çalışmalarına başlanmıştır.
Bu amaçla, 12 Ocak 2001 tarihinde Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü ile yapılan bir toplantıyı takiben, 22 Ocak 2001 tarihinde Başbakanlık'ta, Üniversite'den sayın Rektörün ve çalışma arkadaşlarının katıldığı bir toplantıda, İl Gelişme Planlaması çalışmalarına esas olmak üzere, iş tanımı taslağı üzerinde çalışılmıştır. İl Gelişme Plan çalışmaları ile, "il kaynaklarının tespiti, rasyonel kullanımı, mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması, potansiyellerin değerlendirilerek Bolu ve Düzce illerinin gelişmesinin sağlanması" amaçlanmaktadır.

Düzce Valiliği'nin, 04/04/2001 tarihli, İl Gelişme Planı Proje Yöneticilerini, ihtisas komisyonlarını ve (kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör kuruluşları, meslek odaları, sivil toplum örgütleri yöneticilerinden oluşan) komisyonlara üye kuruluşları gösteren yazısıyla, Düzce ilinde İl Gelişme Planı çalışmaları başlamıştır. Valiliğin bu yazısında "İl Gelişme Planı hazırlık çalışmalarının ilk basamağını teşkil eden, İl Envanterinin hazırlanması aşaması, plan bütününde kullanılacak temel bilgilerin derlendiği aşama olarak çok büyük bir önem taşımaktadır" denilmiş ve "toplantılara muntazaman ve hazırlıklı katılımın", "proje yöneticileri tarafından kurumlara gönderilen bilgi toplama formlarının doğru, yansız, tam olarak doldurulup kontrol edildikten sonra proje yöneticilerine ulaştırılmalarının" ve "İlimizin geleceği açısından büyük bir önem taşıyan Düzce İli Gelişme Planı hazırlık çalışmalarına her türlü desteğin verilmesinin" önemi vurgulanmıştır.
Düzce İl Gelişme Planı hazırlık çalışmalarında Düzce Valiliği, Düzce Belediye Başkanlığı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü ve Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yer almıştır. Planlama çalışmalarında, Genel Koordinatörün gözetimi altında, projeyi teknik düzeyde yürütecek olan Proje Koordinatörü ve dokuz adet Proje Yöneticisi görev almıştır. Proje yöneticilerinin başkanlığında, ilde görevli kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütleri de İl Gelişme Planlama çalışmalarına aktif olarak katılmışlardır.

DÜZCE İL GELİŞME PLANI AŞAMALARI

Düzce İl Gelişme Planı, uzun dönemde İl'in bir gelişme stratejisi olarak değerlendirilebilir. Sadece fiziksel bir plan (arazi kullanım, yapılaşma vb.) olarak değil, sosyal, ekonomik ve teknik altyapı sektörlerini de içine alan sektörel gelişme planı olarak algılanmalıdır. İl Gelişme Planı ulusal kalkınma hedef ve stratejileri ile olduğu kadar bölgesel kalkınma hedef ve stratejileri ile de uyum içinde olacaktır.
Düzce İl Gelişme Planı üç aşamada hazırlanmaktadır.
" İlk aşamada, İl'in ekonomik, sosyal, beşeri ve doğal kaynaklarını ve potansiyellerini belirlemek yönünde, il ve ilçe bazında, mevcut durum analizi yapılacaktır. Bu aşamada İl Gelişme Planına veri oluşturmak üzere İl'in ekonomik, sosyal çevresel ve mekansal göstergeleri incelenecek ve İl'in gelişme plan, program ve stratejilerinde kullanılmak üzere İl Envanteri oluşturulacaktır.
" İkinci aşamada, mevcut durum analizinden elde edilen sonuçlar ile ülke ve dünyadaki gelişmeler dikkate alınarak İl'in kalkınmasına bir ivme kazandıracak ve sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak strateji ve politikalar belirlenecektir. Geliştirilen strateji ve politikalar çerçevesinde birbirine alternatif olan gelişme senaryoları hazırlanacaktır. Bu senaryolar İl'in demografik, sosyo-ekonomik, çevresel ve mekansal gelişmesine ilişkin farklı varsayım ve yaklaşımları yansıtan ve olası olumsuz etkileri sınırlayan çalışmalar olacaktır. Gerek seçilecek senaryolar gerekse geliştirilen strateji ve politikalar merkezi ve yerel yönetimlerce benimsenecek ve uygulanabilecek nitelikte olacaktır.
" Üçüncü aşamada, gelişme stratejileri ve senaryolarını esas alan İl Gelişme Planı oluşturulacaktır. Bu planda;
Düzce'nin, Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısındaki yeri araştırılacak ve makro düzeyde gelişme sorunları gözönüne alınarak, İl'in potansiyelleri belirlenecektir,
İnsan ve doğal kaynakları gözönünde bulundurularak, Düzce'nin karşılaştırmalı üstünlüğüne sahip olduğu alanlarda (turizm, tarım, vb.) geliştirilmesi gerekli faaliyetler belirlenecektir,
İl'in ticari ve ekonomik potansiyeli gözönüne alınarak, sektörel katma değer, kentsel ve kırsal nüfus ve işgücü tahminleri, kişi başına GSYH, sınai ve tarımsal yapı vb. sektörel analizler yapılacaktır,
Mekansal açıdan arazi kullanımı, kentsel taşıma kapasitesi, yerleşme ve ulaşım düzeni vb. analizlere bağlı olarak, İl'de gelişme potansiyeli gösteren gelişme alanları ile arazi kullanım kararları belirlenecektir,
Özel ve kamu sektörünün öncelikle yapması gereken yatırım konuları tespit edilecek ve yatırım programları hazırlanacak, İl'in insan kaynaklarını geliştirilmesi için programlar önerilecek ve İl'deki kaynakların yetmediği durumda devlet desteği ve yardımı talep edilecektir,
İl Gelişme Planının etkili biçimde uygulanabilmesi için gerekli olan yasal, kurumsal ve yönetsel düzenleme önerileri belirlenecektir.
Görüldüğü gibi, İl Gelişme Planlaması çok yönlü ve geniş kapsamlı bir çalışmadır. İl planlaması bilgiye dayalıdır. Bu bilginin güvenilir ve kullanılabilir olması gerekir.
Düzce'nin gecikmiş olan ve 1999 yılında yaşanan depremler nedeniyle daha da önem kazanan kalkınmasını gerçekleştirmesi ve kalkınmayı merkezden çevre ilçelere yayması İl Gelişme Planı ile mümkün olacaktır. Aralık 2002 itibariyle plan çalışmalarında son aşamaya gelinmiştir. İlk taslağı teslim edilen raporlar üzerinde düzeltmeler yapılmaktadır. Projelerdeki eksiklikler giderildikten sonra Düzce İl Gelişme Planı DPT'ye sunulacaktır. DPT'nin inceleme ve onayından sonra Düzce İl Gelişme Planı tamamlanmış olacak ve baskısı gerçekleştirilecektir.

İHTİSAS KOMİSYONLARI VE BİRİM TEMSİLCİLERİ

Proje Koordinatörü (Doç.Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu / AİBÜ-İİBF)

Proje Yöneticileri

Proje 1 - Nüfus Yapısı ve İstihdam
(Prof.Dr.Mahir Ulusoy / İİBF)

Proje 2 - Gelir Dağılımı ve Fiyatlar
(Yrd.Doç.Dr. Ramazan Sarı / İİBF)

Proje 3 - İnsan Kaynakları: Eğitim, Kültür ve Sağlık
(Prof.Dr. Ali Güler / EF; Yrd.Doç.Dr. Memduh Ceylan / TEF;
Yrd.Doç.Dr. Nuray Yeşildal / TF; Yrd.Doç.Dr. Atilla Senih Mayda / TF)

Proje 4 - Teknik Altyapı: Ulaşım, Haberleşme ve Enerji
(Yrd.Doç.Dr. Elif Yücetürk / İİBF)

Proje 5 - Tarım
(Yrd.Doç.Dr. Bahadır Aydın / İİBF; Öğr.Gör. Fevzi Engin / İİBF)

Proje 6 - Sanayi
(Prof.Dr. Uğur Eser / İİBF; Doç.Dr. Funda Sivrikaya-Şerifoğlu / İİBF)

Proje 7 - Hizmetler
(Doç.Dr.Nevzat Yosmaoğlu / İİBF)

Proje 8 - Yönetsel ve Kurumsal Yapı
(Yrd.Doç.Dr. M. Kemal Öke / İİBF)

Proje 9 - Çevre ve Mekansal Gelişme
(Prof.Dr.Yusuf Tatar / BMYO; Doç.Dr. Refik Karagül / Orm.Fak.)

Coğrafi Bilgi Sistemleri(CBS) nedir?

Coğrafi Bilgi Sistemleri(CBS) ingilizce Geographical Information Systems (GIS) ifadesinin Türkçe'ye çevrilmiş hali olup, kullanıcıların çok farklı disiplinlerden olması nedeniyle, bu kavram da değişik şekillerde tanımlanmaktadır. Özellikle CBS'nin dünyada konumsal bilgi ile ilgilenen kişi, kurum ve kuruluşlar arasında geniş bir merak uyandırması, gelişmelerdeki hızlı değişiklikler, özellikle ticari beklentiler, farklı uygulama ve fikirler, CBS'nin standart bir tanımının yapılmasına henüz izin vermemiştir.

Coğrafi Bilgi Sistemi için bir tanım yapmak gerekirse yeryüzünde mevcut olan her türlü veriyi haritalamaya ve analiz etmeye yarayan bilgisayar destekli bir sistemdir diyebiliriz. CBS sorgulama, görüntüleme, istatiki ve coğrafi analiz gibi ortak veri tabanı işlemlerini tek bir çatı altında toplar. Bu özelliği CBS'yi diğer bilgi sistemlerinden ayırır ve sonuçları tahmin etme, olayları açıklama, özel ve genel isteklere cevap vermesi ile önemli hale getirir. Bu nedenle CBS savunmadan sağlığa, belediyecilikten emlakçılığa, eğitimden turizme kadar hayatımızın hemen her alanında kullanılmaktadır.


Coğrafi Bilgi Sistemleri Bileşenleri

CBS'nin beş tane ana bileşeni vardır. Bunlar donanım, yazılım, veri, inasanlar ve metotlardır.

a) Donanım(Hardware)

CBS'nin işlemesini mümkün kılan bilgisayar ve buna bağlı olan ürünlerin bütünü donanım(hardware) olarak adlandırılır. Bütün sistem içerisinde en önemli gözüken bilgisayar yanında yan donanımlara ihtiyaç vardır.

Örneğin yazıcı(printer), çizici(plotter), tarayıcı(scanner), veri kayıt üniteleri(data collector), gibi cihazlar bilgi teknolojisi araçları olarak CBS için önemli sayılabilecek donanımlardır. Bugün bir çok CBS yazılımı farklı donanımlar üzerinde çalışmaktadır. Merkezileştirilmiş bilgisayar sistemlerinden masaüstü bilgisayarlara, kişisel bilgisayarlardan ağ(network) donanımlı bilgisayar sitemlerine kadar birçok değişik donanımlar mevcuttur.

b) Yazılım(Software)

Yazılım diğer bir değişle bilgisayarda çalışabilen program coğrafik bilgileri depolamak, analiz etmek ve görüntüleyebilmek için ihtiyaç ve fonksiyonları kullanıcıya sağlamak üzere, yüksek düzeyli programlama dilleriyle gerçekleştirilen algoritmalardır. Yazılımların pek çoğunun ticari amaçlı firmalarca geliştirilip üretilmesi yanında üniversite ve benzeri araştırma kurumlarınca da eğitim ve araştırmaya yönelik geliştirilmiş yazılımlar mevcuttur. En gelişmiş CBS yazılımları olarak Arc/Info, Intergraph, MapInfo, SmallWorld vb. gösterilebilir..

c) Veri(Data)

CBS'nin en önemli bileşenlerinden biri de "veri" dir. Grafik yapıdaki coğrafik veriler ile tanımlayıcı nitelikteki öznitelik veya tablo verileri gerekli kaynaklardan toplanabileceği gibi, piyasada bulunan hazır verilerde satın alınabilir.

Veri, uzmanlarca CBS için temel öğe olarak kabul edilirken, elde edilmesi en zor bileşen olarak da görülmektedir. Veri kaynaklarının dağınıklığı, çokluğu ve farklı yapılarda olmaları verilerin toplanması için büyük zaman ve maliyet gerektirmektedir. Nitekim CBS'ye yönelik kurulması tasarlanan bir sistem için harcanacak zaman ve maliyetin yaklaşık %50 den fazlası veri toplamak için gerekmektedir.

d) İnsanlar(People)

CBS teknolojisi insanlar olmadan sınırlı bir yapıda olurdu. Çünkü insanlar gerçek dünyada problemleri uygulamak üzere gerekli sistemleri yönetir ve gelişme planları hazırlar. CBS kullanıcıları, sistemleri tasarlayan ve koruyan uzman teknisyenlerden günlük işlerindeki performanslarını arttırmak için bu sistemleri kullanan kişilerden oluşan geniş bir kitledir. Dolayısıyla coğrafi bilgi sistemlerinde insanların istekleri ve yine insanların bu istekleri karşılamaları gibi bir süreç yaşanır. Bu sürecin içinde en önemli faktör ise insandır.

e) Metotlar(methods)

Başarılı bir CBS, çok iyi tasarlanmış plan ve iş kurallarına göre işler. Bu tür işlevler her kuruma özgü model ve uygulamalar şeklindedir. CBS'nin kurumlar içerisindeki birimler veya kurumlar arasındaki konumsal bilgi akışının verimli bir şekilde sağlanabilmesi için gerekli kuralların yani metotların geliştirilerek uygulanıyor olması gerekir. Konuma dayalı verilerin elde edilerek kullanıcı talebine göre üretilmesi ve sunulması mutlaka belli standartlar yani kurallar çerçevesinde gerçekleşir. Genellikle standartların tespiti şeklinde olan bu uygulamalar bir bakıma kurumun yapısal organizasyonu ile doğrudan ilgilidir. Bu amaçla yasal düzenlemelere gidilerek gerekli yönetmelikler hazırlanarak ilkeler tespit edilir.


Coğrafi Bilgi Sistemleri Uygulama Alanları

Çevre Yönetimi: Çevre düzeni planları, çevre koruma alanları, çed raporu hazırlama, göller, göletler, sulak alanların tespiti, çevresel izleme, hava ve gürültü kirliliği, kıyı yönetimi, meteoroloji, hidroloji .

Doğal Kaynak Yönetimi: Arazi yapısı, su kaynakları, akarsular, havza analizleri, yabani hayat, yeraltı ve yerüstü doğal kaynak yönetimi, madenler, petrol kaynakları.

Mülkiyet-İdari Yönetim: Tapu-Kadastro, vergilendirme, seçmen tespiti, nüfus, kentler, beldeler, kıyı sınırları, idari sınırlar, tapu bilgileri, mücavir alan dışında kalan alanlar, uygulama imar planları.

Bayındırlık Hizmetleri: İmar faaliyetleri, otoyollar, devlet yolları, demir yolları ön etütleri, deprem zonları, afet yönetimi, bina hasar tespitleri, binaların cinslerine göre dağılımları, bölgesel kalkınma planları.

Eğitim: Araştırma-İnceleme, eğitim kurumlarının kapasiteleri ve bölgesel dağılımları, okuma-yazma oranları, öğrenci ve eğitmen sayıları, planlama.

Sağlık Yönetimi: Sağlık-coğrafya ilişkisi, sağlık birimlerinin dağılımı, personel yönetimi, hastane vb birimlerin kapasiteleri, bölgesel hastalık analizleri, sağlık tarama faaliyetleri, ambulans hizmetleri.
Ulaşım Planlaması: Kara, hava, deniz ulaşım ağları, doğal gaz boru hatları iletişim istasyonları, yer seçimi, enerji nakil hatları, ulaşım haritaları.

Belediye Faaliyetleri: Kentsel faaliyetler, imar, emlak vergisi toplama, imar düzenlemeleri, çevre, park bahçeler, fen işleri, su-kanalizasyon-doğal gaz tesis işleri, TV kablolama, uygulama imar planları, nazım imar planları, halihazır haritalar, altyapı, ulaştırma planı toplu taşımacılık, belediye yolları ve tesisleri.

Turizm: Turizm bölgeleri alanları ve merkezleri, Turizm amaçlı uygulama imar planları, turizm tesisleri, kapasiteleri, arkeoloji çalışmaları.

Orman ve Tarım: Eğim-Bakı hesapları, orman haritaları, orman sınırları, orman yolları, peyzaj planlaması, milli parklar, orman kadastrosu, arazi örtüsü, toprak haritaları.

Ticaret ve Sanayi: Sanayi alanları, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, bankacılık, pazarlama, sigorta ve risk yönetimi, abone, adres yönetimi.

Savunma ve Güvenlik: Askeri tesisler, tatbikat ve atış alanları, yasak bölgeler, sivil savunma, emniyet, suç analizleri, suç haritaları, araç takibi, trafik sistemleri,acil durum.

Coğrafi Bilgi Sistemi ve İletişim Hizmetleri

1999 yılında Türkiye'de yaşanan iki büyük deprem sonrası norma hayata dönüş çalışmaları sırasında yaşananlar afete müdahale güncel bilgi (iletişim) yönetimi sistemlerinin (CBS) yaşamsal öneme sahip olduğunu göstermiştir.

Kadın ve çocuklara yönelik programların ilk aşamalarında saha verileri düzenlenmiş ve elektronik tablolar ve veri tabanları üzerinde analiz edilmiştir. Ancak verilerin hacmi artıp, sınıflandırılmaları karmaşık hale geldikçe, planlama, programlama ve denetleme süreçlerini kolaylaştırmak için daha gelişmiş bir sisteme gereksinim olduğu görülmüştür.

Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) bu sorunu büyük ölçüde çözümlemiştir. Güncel iletişim sistemi (CBS) büyük veri tabanlarını yönetme ve ayrıca uydu haritaları üzerinde düzenleme şeklinde ikili kapasiteye sahiptir, bu da görsel bir organizasyon yapılmasına ve farklı coğrafi bölgelerdeki çok çeşitli verilerin daha kolay sergilenmesine izin vermektedir. CBS'nin kuvvetli görsel araçları, denetleme, planlama ve yönetim raporlarının kullanımı bir şekilde hazırlanmasını sağlanabilecektir.

Bu bilgiler doğrultusunda UNICEF, 1999 yılında yaşanan iki depremin ardından, deprem bölgesindeki üç ilde (Düzce, Sakarya ve Yalova) Kriz Yönetim Sistemi olarak Coğrafi Bilgi Sistemleri'nin kurulmasına başlamıştır. Amaç İl Valiliklerinin planlama ve karar verme sürecinde, teknik kapasitelerini ve yönetimlerini daha iyi hale getirilmesidir. Buna ek olarak, diğer bir amaç da yaşanabilecek herhangi bir doğal felaket nedeniyle kesintiye uğrayabilecek olan hizmetlere daha hızlı ve kontrollü bir şekilde başlayabilmek ve il düzeyinde kurumların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Valiliklerin talepleri doğrultusunda, UNICEF Türkiye, konuyla ilgili Valiliklere donanım desteği temin etmektedir.


Düzce Valiliği Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkezi

Yapılanlar:

o Köy hizmetleri yol haritası
o Yollar (İl, Devlet ve otoyolları)
o Göller, Nehirler ve Dereler
o Yerleşim Alanları (İlçeler, Bucaklar, Köyler ve Üniteler)
o Orman yolları (Kriz anında kullanılacak alternatif yollar)
o 3 boyutlu haritalar
o Düzce İlinin sayısal eğim haritası
o Okullar
o Hastaneler ve Sağlık Ocakları
o Camiler, Fabrikalar
o Dünya Bankası ve Kalıcı Konut Haritaları
o Tematik Haritalar (Nüfus yoğunluğu, vb.)
o Kriz Yönetimi Bilgileri
o Kamu kurum ve kuruluşları personel bilgileri
o Sivil Savunma Araç, Malzeme, Mükellef, Sığınak, vb. bilgileri
o İl Envanteri ile ilgili bilgiler
o İl merkezi halihazır haritası
o Düzce ili Jeoloji haritası
o Arazi kullanım haritası
o Erozyon haritası
o Tarım arazi sınıflaması haritası

Amaçlar:

-Kriz anında, toplanan bilgiler ışığında sağlıklı karar verme mekanizmasını oluşturmak.

Eldeki veriler, bir afet veya kriz sonrası oluşan veriler ile karşılaştırılarak hasar ve zarar tespitlerinin en iyi şekilde yapılması. Eldeki veriler üzerinde gerekli analizler yapılarak bir kriz sonrasında nasıl hareket edileceğinin en sağlıklı şekilde tespit edilebilmesi.

-Elde edilen bilgiler analiz edilerek il planlama sürecine katkıda bulunmak.

Mevcut verilerden yararlanılarak yeniden yapılanma sürecinde bu veriler ışığında yapılanmayı gerçekleştirmek. Tematik haritalar vasıtası ile herhangi bir hizmet için yoğunluk tespitinin yapılması. Bu tespitlerinden sonucunda hizmetlerin eşit yoğunlukta dağılımının sağlanması

-Elde edilen veri ve haritaları diğer kurumlarla paylaşarak kurumlara destek sağlamak.

Diğer kurumlarla elde edilen veri ve haritaları paylaşarak kurumların en kısa zamanda doğru ve güncel bilgiye ulaşmalarını sağlamak.

-Bilgisayar ortamına aktarılan veriler ışığında e-Devlet projesinin temelini oluşturmak.
Kamunun bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanmasıyla daha ucuz, daha hızlı, daha verimli ve daha şeffaf bir hizmet vermesi olarak tanımlayabileceğimiz e-devlet projesi için elde edilen bilgi ve verileri kullanmak.


Hedefler:

-Düzce merkezdeki tüm yapılara ait bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılması.

-CBS' nin Bilgi İşlem Merkezi ile desteklenmesi, bu sayede bilgilerin internet ortamında paylaşıma sunulması ve CBS' nin tanıtımına katkıda bulunulması.

-Veri güncellemelerinin kurumlar arası ağ ortamında yapılması. Bu sayede verilerin hızlı ve güncel bir şekilde saklanması.

-Kurumlar arası veri paylaşımının ağ ortamında olması. Kurumların veri ve haritalar üzerinde sorgulama analiz ve görüntüleme gibi işlemleri kendi personeli ile yapabilecek duruma gelmesi.

-Kurumların CBS'den en iyi şekilde yararlanmasının sağlanması.