Düzce'nin
ilk yöneticileri Konuralp Bey, Sungur Bey, Şemsi ve Gündüz
Alp'tir.
14.yy.dan
itibaren bu bölgeye Konuralp ili ve kısaca 'Konrapa' denmiştir.
Konrapa Bolu'nun fethinden sonra, Bolu Sancağına bağlı bir
nahiye haline geldi.
16.yy.ın
ikinci yarısında Düzce kalabalık köyler tarafından 'pazar'
mahali olarak seçilmiş ve o yüzdende ova ortasındaki köye
'Düzce Pazarı ' denilmiştir.
Düzce;
Osmanlı İmparatorluğu döneminde donanmanın kereste gereksinimini
karşılamada önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca İstanbul'u,
Sivas ve Erzurum'a bağlayan yolun üzerinde olması Düzce'nin
önemini arttırmıştır.
18.
ve 19. yy.da Düzce ayanların kontrolü altında yaşamıştır.
Abdüllaziz ve Abdülmecit
döneminde, Kafkasya'dan, Doğu Karadeniz'den, Doğu Anadolu'dan
ve Rumeli'den gelen göçmenler Düzce'nin nüfusunun artmasında
ve şehrin büyümesinde önemli rol oynamışlardır. Hükümet yeni
gelenlere ücretsiz toprak sağlamıştır. Düzce'ye göç eden Türkler;
Çerkez,
Abhaz, Laz, Gürcü, Ordulu, Hemşinli, Batumlu, Hopalı, Tatar,
Boşnak, Arnavut ve Bulgaristanlı…gibi geldikleri yerlerin
isimleri ile anılmışlardır.
Düzce'nin
arzetmeye başladığı ticari önem karşısında Rum ve Ermenilerinde
şehre yerleşmesiyle birlikte renkli bir sosyal yapı ortaya
çıkmıştır.
2.
Abdülhamit döneminde Düzce'ye bağlı 137 köy vardı ve 6618
hane ile 36.088 nüfus yaşıyordu.
1869
yılına kadar Düzce nahiye olarak Göynük'e bağlıydı. 1870 yılında
kaza oldu ve Kastamonu vilayetinin Bolu Sancağı'na bağlandı.
Düzce'de
yaşayan Abhazların ileri gelenlerinden Elbuz Bey ailesinden
Behice Hanım saraya giderek 2. Abdulhamit'le evlendi.
1915
yılında hükümetin emriyle Düzce'deki Ermeni Mahallesi (İcadiye
Mahallesi) boşaltıldı.
30
Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasıyla Fransız
askerleri komşu kazalara kadar çıkartma yaptılar. Bu dönemde
Bulgaristan göçmeni Nuri Bey, Düzce Müdafa-i Hukuk Cemiyetini
kurdu.
Milli
Mücadele döneminde Düzce'de haraketli askeri ve siyasi gelişmeler
yaşandı.
Cumhuriyetin
ilanıyla birlikte Düzce ilçesi Bolu vilayetine bağlandı. Düzce'nin
ilk Kaymakamı Midhad Kemal Bey'dir.
Cumhuriyet
dönemi boyunca, Düzce sanayi ve ticari alanda sürekli bir
gelişme ve büyüme yaşadı. Düzce’nin güçlü ekonomik yapısının
yanında sosyal faaaliyetler alanında sürekli bir hareketlilik
yaşanmaktadır. Bu özellikleri itibariyle Düzce tarih sayfasına
1950’den itibaren “İL” olarak geçme isteğinde
bulunmuştur.
Düzce
1944 Düzce Depremi, 1957 Abant Depremi, 1967 Adapazarı Depremi
ve 17 Ağustos Körfez Depremlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir.
12 Kasım Düzce Depremi ise şehri yerle bir etmiştir.
Deprem
yaralarının daha kolay ve hızlı sarılabilmesi amacıyla Bakanlar
Kurulu kararınca Düzce “Türkiye’nin 81. İLİ”
olmuştur.
C O
Ğ R A F İ Y A P I
Konum
Düzce
il merkezi 39051 dakika kuzey enlemi ile 31008 dakika Doğu
boylamında yer alır.
Türkiye'nin illeri arasındaki yeri, Bolu ili topraklarının
batı ve kuzeyinde Sakarya ilinin doğusunda ve Zonguldak İlinin
güneybatısında yer alır. Kuzeyinde Karadeniz ile sınırdır.
Diğer illerle sınırlarını tabii sınırlar oluşturur. Bu sınırlar
kuzeybatıda Sakarya ile Melen Çayı, batı ve güneyde dağların
üst kısımları oluşturur. Deniz seviyesinden yüksekliği 160
metre kadardır. Güneydeki bu dağlar, batıdan doğuya Keremali,
Elmacık, Güney Bolu ve Sünnice dağlarıdır.
Yollara göre doğu-batı yönünde uzanan D-100 karayolu ile TEM
otobanı üzerinde yer alır. Bu yollar il merkezinden geçer.
Bu konumu ile Avrupa-Asya arasında transit yol üzerindedir.
D-100 karayolu il merkezinden ayrılarak Akçakoca ilçesi üzerinden
Zonguldak İline bağlanır. Düzce bu konumu ile yol kavşağı
şehridir.
Düzce'nin kuzeyinde Akçakoca, kuzeydoğusunda Yığılca, kuzeybatısında
Çilimli ve Cumayeri, batısında Gümüşova ile güneydoğusunda
Gölyaka ilçeleri yer alır.
Yer
Şekilleri
Karadeniz
Bölgesinin yer şekillerinin özelliklerini yansıtır. Dağlar
Karadeniz kıyısına paralel olarak sıralar halinde uzanır.
Bu yüzden kıyıda doğal limanlar oluşamamıştır. Kıyıda yer
yer falezler ve aralarında genişçe plajlar yer alır. Shef
(Kıta sahanlığı) sahası dardır.
Dağların, I. Jeolojik (paleozoik) zamanda oluşmuş arazi üzerinde
II. Jeolojik (Mezozoik) zamanda biriken tortulların III. Jeolojik
(Tersiyer) dönem başlarında, Alp - Himalaya kıvrımları oluşurken
ortaya çıkmıştır. Zamanın ortalarındaki aşınmadan sonra bütün
halinde tekrar yükselmiştir. Bu yükselme esnasında Kuzey Anadolu
Fay Hattı oluşmuştur. Bu hat Düzce ovasının güneyinden geçmektedir.
Dağların yükseltisi doğudan batıya ve iç kısımdan Karadeniz
kıyısına doğru azalmaktadır. Kıyı gerisindeki yer şekilleri
plato görünümündedir. Kıyı gerisindeki dağların yükseltisi
2000 m'yi geçmemektedir. Kaplandede dağı 1160 m'dir.
Dağların kıyıdan iç kısımlara doğru yükseltisinin artması,
kıyı ile iç kısımlar arasında yıl içinde sıcaklık farklarının
fazla olmamasına ve yağış miktarının da buralarda yeterli
olmasına etkisi olur.
İç kısımda yer alan Düzce ovası dört tarafı dağlarla çevrilidir.
Bu dağlar ovanın kuzeyinde ve güneyinde fazla arızalı sayılmayan
sıralar halinde uzanırlar. Ovanın doğu ve batısında birbirlerine
yaklaşırlar. Ovanın kuzeyini Kaplandede dağları ile uzantısını
Orhan dağları oluşturur. Güneyindeki sırayı, Keremali, Elmacık,
Güney Bolu ve Sünnice dağları oluşturur. Ovanın önemli çıkış
kapıları (geçitleri) Karadeniz'e Melen vadisi (Dokuz- Esmahanım)
boğazı ile Sarıbayır (Şifalı Su) geçididir. Bu geçitle Zonguldak
iline ulaşılır. Batıda Nüfren boğazı ile Aksu vadisi geçidi;
güneyde Uğur dere (Derdin) geçididir.
Düzce ovasının kabaca güneybatı tarafında Efteni Gölü yer
alır. Alanı giderek daralmakta olan bu gölde alan daralmasını
önleme çalışmaları sürdürülmektedir. Gölün alanı 1976 yılı
öncesinde 580 hektar iken 1950'li yıllarda başlayan kurutma
çalışmaları sonucu 25 hektara kadar düşmüştür. Göl seviyesinin
yükseltisi 118 metredir.
Diğer gölleri; Kaynaşlı ilçe sınırları içinde çok küçük göllerdir.
Bunlar: Kurugöl, Bıçkıyanı köyünde Topuk gölü, Sarıçökek köyü
sınırlarında Islakgöl, Yaylagöl dür.
En önemli akarsuyu Melen çayıdır. Melen çayı Yığılca ilçe
sınırları içinden doğar güneyden Efteni gölüne dökülen Uğur
suyunu, Sığırlık, Samandere ve Torkul, doğudan Asar deresini,
batıdan da Adapazarı Akyazı yönünden gelen Aksu deresini alır.
Efteni gölünden çıkarak kuzeye yönelir.
Akçakoca Melenağzı köyünden denize dökülür. Bu akarsu üzerinde
Düzce-Yığılca arasına Hasanlar Barajı kurulmuştur. Bu baraj
sulama amaçlı yapılmış olup sonradan hidroelektrik üretimine
geçilmiştir.
Diğer akarsuları dere şeklindedir ve sık bir ağ oluştururlar.
Hepsi Karadeniz'e sularını boşaltır. Kış ve ilkbahar aylarında
bol su geçirirler.
Bu akarsulardan önemli olanlar; Deredibi, Değirmendere ve
Küpler dereleridir.
Akçakoca sınırlarında Gümüşova'da Handere ve Kuzderelerin
birleşmesi ile Delice suyu oluşur. Bu dere de Melen çayı ile
birleşir.
İklim
Karadeniz
Bölgesinin sınırları içinde kaldığından genel özellikleri
ile Karadeniz ikliminin etkileri görülür. Ancak Karadeniz
ikliminin yanı sıra Akdeniz ve Karasal iklimleri arası geçiş
özelliği gösterir.
İklimi çeşitli etkenlerin sonucunda şekillenir.
Enlemin etkisinden dolayı sıcaklık güneyde yer alan illere
göre düşük olur. Deniz kıyısında yer alan Akçakoca'ya göre
Düzce ve diğer ilçeleri yaz aylarında daha sıcak, kış aylarında
biraz daha soğuk olur. Ancak dağların yükseltisi kıyıdan içerlere
doğru arttığından az da olsa ancak dağların yükseltisi kıyıdan
içerlere doğru artığından az da olsa denizin yağış arttırıcı
ılımanlaştırıcı etkisi iç kısımlarda da hissedilir.
Hava kütleleri ve basınç merkezlerinin etkileri görülür. Bazı
zaman kuzey kutupta oluşan soğuk hava (arktik); bazende güneyde
tropikal havanın etkisinde kalarak zamansız soğukların ya
da sıcakların oluşmasına neden olmaktadır. Hava basıncından
orta Avrupa basıncından hareket eden hava balkanlar üzerinden
gelerek kış aylarında havayı soğutup, kar yağışına neden olur.
Cephe yağışlarını oluşturur. Orta Avrupa yüksek basıncı oluşamadığı
zamanlar Karadeniz'in kuzeyine İzlanda alçak basıncı gelir.
Bu durumda güneyden gelen tropikal hava basıncı oluşur. O
zamanlar kışlar oldukça sıcak geçer. Yaz aylarında Azor yüksek
basıncından Basra alçak basıncına doğru oluşan hava akımıda
kuzey batıdan gelerek havanın serinlemesine, yamaç yağışlarının
oluşmasına etki eder. Kuzey yönlü bu tip hava akımları Karadeniz
üzerinden geldiğinden yağış ve nem getirirler.
Kıyıya paralel uzanan dağların alçaldığı yerlerde delk"in
etkisinden dolayı rüzgar yön kazanır. Melen Boğazında ve Nüfren
Boğazından Düzce'ye doğru kuzey batı yönlü rüzgarların oluşması
gibi. Düzce etrafının dağlarla çevrili olması rüzgar hızlarının
azalmasına ve kış aylarında sis oluşmasına ve geç dağılmasında
etkisi olur. Oluşan sisler daha sık sıcaklık terselmesidir.
Akçakoca kıyılarında deniz buğusu sisleri ilkbaharda oluşur.
Aylara
Göre Hakim Rüzgar Yönleri
Mayıs: Kuzeybatı / Karayel
Nisan-Haziran-Eylül-Kasım: Kuzeydoğu / Poyraz
Ocak-Mart-Ekim-Aralık: Güneydoğu / Lodos
Şubat: Güneydoğu
Bu
etkenler sonucu oluşan iklim özellikleri şu şekilde tanımlanır
ve özellik kazanır. Yazları sıcak, kışları ılık, her mevsim
yağışlıdır; en çok yağış sonbahar ve kış aylarındadır. Yaz
aylarında iki ay kadar kuraklık hissedilir.
Toprak
Düzce
ovasının hemen tümünde I. sınıf alüvyal toprak bulunmaktadır.
Alüvyal topraklar, yüzey sularının tabanlarında ya da etki
alanında akarsular tarafından taşınarak yığılmış bulunan genç
sedimentler üzerinde yer alan düz, düze yakın eğimli, (A)
C profilli, azonal topraklardır. Çeşitli zamanlarda gelen
sedimantasyonun şiddetine göre toprak profili genellikle tabakalıdır.
Üst toprağın alt toprağa geçişi belirsizdir. Üzerinde uzun
yıllar geçen yerlerde hafif kireç yıkanmaları vardır. Ayrıca
yer yer bulunan hidromorfik alüvyal araziler, sürekli su tutan,
su sızan ya da fazla su aldıklarından uzun sure batak kalabilen
yerler vardır.
Düzce kent yerleşiminin üzerinde bulunduğu alüvyal topraklar
çevresinde kolivyal ve kalkersiz kahverengi orman toprakları
yer almaktadır. Kolivyal topraklar, yüzeysel akımla ya da
yan derelerin kısa mesafelerde taşıyarak eğimin azaldığı yerlerde
depo ettiği, meteryallardan oluşan (A) C profilli topraklardır.
%2'den fazla eğimli düzgün topografyalı arazilerde bulunmaktadır.
Kalkersiz Kahverengi Topraklarda (A) C profillidir. İyi oluşmamış
gözenekli yapısı olan A horizonundaki organik madde genellikle
asit karakterlidir ve mineral kısımdan ayrı ya da çok az karışmış
durumdadır. Ilıman ve yağışlı iklimde bulunan yaprağını döken
orman altısında oluşmaktadır.
Yöredeki çukur alanlarda oluşan, eğimi az, derin alüvyal topraklardır.
Bu tür topraklar Düzce ovasında geniş alanlar kaplar. Ova
eğimsiz ve %75 oranında tarıma elverişli niteliktedir. Alüvyal
topraklar genellikle, kumlu killi topraklar grubuna girer.
Kum oranı %50 dolayında olan, organik madde ve karbonat bakımından
zengin bulunan alanlar, daha nitelikli olduklarından pancar
tohumu, patates tohumu, patates, sebze ve meyve üretimine;
organik madde ve karbonat yönünden daha az zengin olan kesimler
ise, tahıl üretimine elverişlidir.
Bitki
Örtüsü ve Yaban Yaşam
Karadeniz
bitki örtüsü zenginliğini kent çevresindeki doğala yakın alanlarda
gözlemek mümkündür. Ancak yerleşimlerin gelişmesi ile hızlı
değişimler oluşmaktadır. Eurosibirian bitki örtüsü yanısıra
iklim özelliklerinin daha uygun olması nedeniyle Submediterranean
bitki örtüsüne da rastlanmaktadır. Sahildeki makiliklerin
dağlık alanlardaki orman örtüsüne geçişini sağlayan Düzce
ovasında, kültür bitkileri yetiştiriciliği ile değişim görülmektedir.
Verimli tarım topraklarının yer aldığı bir çöküntü ovası olarak
ekolojisine uygun her tür tarım yapılabilir. Endüstri bitkileri
ve özellikle tütün için uygundur. Doğal bitki örtüsü, alan
kullanımlardaki çeşitlilik nedeniyle değişime uğramaktadır.
Çevredeki zengin orman örtüsü (Kayın, Köknar, Meşe, Gürgen,
Kestane, Ihlamur vb.) altında zengin alt örtü yer almaktadır.
Düzce ve çevresinde av hayvanlarının pek çoğu yaşam ortamı
bulmaktadır. Ancak bunlardan bazılarının çeşitli nedenlerle
sayıları azalmış ya da yok olmuşlardır. Düzce'nin büyük bir
bölümü av yasağı sınırları içerisindedir (ANONY-Maus, 1987).
Yöre avcılarının belirlediklerine göre; ağaç sansarı, gelincik,
tilki, kurt, çakal, porsuk, geyik, karaca, ayı, tavşan, su
samuru ve çeşitli kuş türleri bulunmaktadır. Kuş türleri çoğunlukla
Efteni Gölü Yaban Hayatı Koruma Alanında konakçı ya da göçmen
olarak yaşamlarını sürdürmektedir.
Akarsular ve Göller
Büyük
Melen: Efteni Gölü'nün kuzeybatısından çıkan akarsu,
gölün sularını Karadeniz'e boşaltır. En yüksek akımı 170 m3/sn
(nisan), en az akım 8 m3/sn (ağustos)'dir.
Küçük Melen: Baba Dağı eteklerinden doğup,
Yığılca ilçesinin eteklerinden geçerek sularını Hasanlar Barajına
döker. Barajı oluşturan en önemli akarsu olan Küçük Melen'de
en yüksek akım 230 m3/sn (nisan), en düşük akım 2,3 m3/sn
(ağustos) dir. Beslenme alanı 250 km2'dir.
Aksu: Düzce'nin güneyindeki dağlardan çıkar,
belirli bir kaynağı yoktur. Önce, batıya doğru akar, sonra
doğuya kıvrılarak Efteni Gölü'ne dökülür. En yüksek akım 175
m3/sn (haziran), en düşük akım ise 0, 95 m3/sn (ocak) dir.
Beslenme alanı 281 km2'dir.
Asar Suyu: Bolu Dağları'nın kuzey batısından
doğar, yan dereler ve küçük kaynaklarla beslenerek
Düzce İli'nin güneyinden geçer, Küçük Melen'e karışıp Efteni
Gölü'ne dökülür. Doğu-batı doğrultusunda akan Asar Suyu'nun
en yüksek akımı ise 130 m3/sn (mart), en düşük akımı ise 0,35
m3/sn (eylül)'dir. Beslenme alanı 180 km2'dir.
Uğur Suyu: Keremali Dağları'nda doğar. Belirli bir
kaynağı yoktur. Yan dereler ve akarsu selciklerini toplayan
Uğur Suyu, doğu-batı doğrultusunda ilerler, Asar Suyu'nun
güneyinde ona paralel olarak akar ve Efteni Gölü'ne dökülür.
En yüksek akım haziran, en az akım ekim ayındadır. Beslenme
alanı 285 km2'dir.
Efteni Gölü:
Düzce'nin 14 km güneybatısında Hamamüstü Köyü çevresindedir.
Denizden yüksekliği 118 metredir. Doğudan Küçük Melen ve Uğur
Suyu ile, güneyden Aksu, Beyköy, Kürtler, Hamamüstü, Kalyoncu
ve Yeniköy Dereleri ile beslenir. Alanı sular çekildiği zaman
5 km2'ye düştüğü gibi taşkınlar zamanında da 25 km2'ye kadar
ulaşmaktadır. En derin yeri 8 metredir. Gölde DSİ tarafından
kurutma çalışmaları yapılmaktadır.
Hasanlar Barajı: Düzce Ovası'nı sulamak amacıyla Küçük Melen
suyu üzerinde kurulmuştur. Baraj gölü, Düzce içindeki göllerin
en büyüğüdür. Su seviyesi en büyük olduğu zaman alanı 42,5
km2 ye ulaşır.
Yeraltı
Zenginlikleri
Düzce
dolaylarında linyit rezervleri saptanmıştır. Maden Tetkik
Arama Enstitüsünce yapılan araştırmalarda Düzce'de kaplıca
suyu ve maden suyu vardır.
Ormanlar
Ülkemizin
ve hatta dünyanın en güzel ormanları Bolu Dağları üzerinde
bulunmaktadır. Bolu Dağları’ndaki ormanlar özellikle
büyük kentlerde yaşayan insanlar için bir dinlenme ve eğlenme
yeri olmaktadır.
Düzce’nin
%47.95’i
Gümüşova’nın
%56.13’ü
Gölyaka’nın
% 65.99’u
Çilimli’nin
%17.59’u
Cumayeri’nin
%43.05’i orman ve fundalık alandır.
Bölgede
bulunan ormanların sorunları, köylünün sosyo-ekonomik yapısından
kaynaklanan yerleşim ve tarım için yapılan açmalar ile kaçak
orman ürünleri ticareti, böcek zararlıları ve dikkatsizlik
sonucu çıkan yangınlar oluşmaktadır. Özellikle dağlık kesimlere
yerleşen aileler fındık bahçesi kurmak için bilinçsizce yaptıkları
açmalar sonunda fındık bitkisinin toprağı tutmaması nedeni
ile erozyonu artırmaktadır. 12 Temmuz- 25 Temmuz 1995, 16
Haziran 1997, Mayıs 1998 tarihlerinde Kaynaşlı, Darıyeri Hasanbey
ve Düzce’de meydana gele seller bölgede büyük hasar
yaratmış ve maddi kayıplara neden olmuştur.
Bölgemiz
ormanlarında özellikle karaçam, sarıçam, köknar, kayın, meşe
ve diğer yapraklılar şeklinde orman ağaçları bulunmaktadır.
Muncurlu bölgesindeki meşe ormanları bölge için olduğu kadar
Türkiye için de tip itibarı ile korunma zorunluluğu vardır.
Samandere
Şelalesi tabiat anıtı olağanüstü güzellikleri, insanı ürperten
seve düşüşü ile mutlaka koruması gereken bir doğa harikasıdır.
Efteni
Gölü yaban hayatı koruma alanı olarak tescil edilmiş yaklaşık
150 civarında kuş türünü barındıran önemli bir sulak alandır.
Gölyaka
İlçesi’nde orman içi dinlenme yeri olarak tescil edilen,
çevresi düzenlenen Güzeldere Şelalesi mutlaka görülmesi gereken
tabiat harikalarındandır. Kocayayla, Torkul Yaylası, Odayeri
Yaylası, Kardüz Yaylası ve pek çok yayla ormanlarımız içerisinde
de yer almakta ve önemli bir turizm pazarı oluşturacak potansiyele
sahiptir.